1 Nisan 2021 Perşembe

Orly Uçak Hangarı , Fransa

 


Mühendis : Eugene Freyssinet

Yapım yılı : 1916-1923 

1923 yılında tamamlanan 85m açıklıkta , 300 m uzunlukta ve 56 m yükseklikteki bu betonarme yapı ,ilk bakıldığında uzun tonoz kabuk gibi algılanmasına rağmen strüktürel yönden bir kısa tonoz kabuktur.Alttaki şekilde görüldüğü gibi 2 kaburga arası mesnet mesafesi olarak düşünülmelidir.Bu kısa tonoz kabuk , zincir eğrisi biçiminde olup kısa aralıklarda katlanmış yüzeylerle pekiştirilmelidir.Başka bir deyişle, yapımı zor ve pahalı olan takviye kaburgaları yerine silindir yüzeyi ile katlanmış yüzeylerin kombinasyonuna gidilerek biçimden ötürü kazanılan sistem rijitliği artırılmıştır.



Tonoz kabuk, kenarlarından temele ankastre bağlandığından kenarların açılmasını önleyecek ek önlemlere (örneğin gergi elemanlarına) gerek kalmamıştır.Kabuk sistemin tümü ,kayar bir kalıp yardımıyla yerinde dökülmüştür.Hem yapım yöntemi, hem de geçtiği açıklık ve ulaştığı serbest yükseklikte döneminin önemli yapıları arasında yer almıştır.


 Kaynak:Prof. Dr. Çetin Türkçü-Çağdaş Taşıyıcı Sistemler -2.Baskı 2009


ÇTS-2 Yapı Mühendisliği ve Statiği Notları

 

Yapı Mühendisliği

Yapı : Kendi ağırlığından , üzerine etkiyen dış yüklerden ve kullanımından ortaya çıkan yükleri taşıyan ve zemine aktaran bir araçtır.

Rijitlik : Yapıda yüklerden meydana gelen yer değiştirmelerin sınırlı tutulmasıdır.

Stabilite : Yapıdaki yer değiştirmeleri ve şekil değiştirmeleri sınırlamak suretiyle yapının yıkılmasına direnmesidir.

Yükler : Yapı ağırlığı , rüzgar ve deprem etkileri ile ısı değişmeleri , farklı temel oturmaları , sünme , büzülme vb. sonucu oluşan şekil değişmesi gibi çeşitli fiziksel etkilerdir.

Yükler için 1.sınıflandırma : Yerçekimi + Çevresel ve diğer çeşit yükler

Yükler için 2. sınıflandırma : Statik yükler + Dinamik yükler

Yükler için 3. sınıflandırma : Yayılı yük + Tekil yük

Kuvvet çifti ve Moment : Bir cismin dönmesi , bir otomobil direksiyon simidinin dönmesi üzerinde de gösterilebilir.Cismi sola ya da sağa döndürmek için birbirinden a uzaklıkta olan kollar aracılığı ile cisme eşit ama ters yönlerde iki p kuvveti uygulanmaktadır.Bu şekildeki iki kuvvete kuvvet çifti denir.Kuveet çiftinin etkisini ifade edebilmek için moment parametresi kullanılırç

Mesnetler : Yapının elemanlarının dış ortamla birleştiği yerlere ya da taşıyıcı sistemin etkilerini başka elemanlara aktardıkları noktalara denir. Hareketli + Mafsallı + Ankastre

İzostatik ve Hiperstatik Yapılar : Yalnız denge denklemleriyle bütün mesnet tepkileri ve kesit tesirleri bulunabilen sistemlere izostatik, bulunamayan sistemlere hiperstatik yapılar denir.

Yapı Statiği

Basit kiriş : Bir mesneti mafsallı ve ötekisi hareketli olan doğru eksenli çubuk yapı

Ankastre Konsol kiriş :Bir ucu ankastre mesnetli , öteki ucu serbest olan kiriştir.

Çıkmalı Kiriş: İki mesnetli bir basit kirişin bir ucunda ya da iki ucunda çıkmalar bulunan kirişlerdir.

Gerber Kirişleri (Çok açıklıklı, mafsallı sürekli kirişler) :Mesnetlerden biri sabit ,diğerleri hareketli olan doğru eksenli çubuklu sistemlere denir.



Üç mafsallı kemerler ve çerçeveler : İki mesneti mafsallı mesnet olan ve üzerinde de bir mafsal bulunan taşıyıcı sistemlere 3 mafsallı sistemler denir.İzostatik olan bu sistemlerden eksenleri eğri olanlara 3 mafsallı kemer, çokgen olanlara da 3 mafsallı çerçeve denir.

Basit Çerçeve : İki kolon ve bir kirişten oluşan izostatik yapı

Kafes Kirişler :Yalnız eksenleri doğrultusundaki normal kuvvetleri taşıyan doğru eksenli çubuklardan oluşurlar.Çubukların eksenlerin kesiştiği ya da çubukların bağlandığı mafsal noktalarına düğüm noktaları denir.

Kafes Kirişlerin Çözüm yöntemleri =>

+ Düğüm noktaları denge yöntemi(Ayırma) :İki çubuklu bir düğüm noktasından başlayarak sırasıyla düzlem kafes kirişin bütün düğüm noktalarında iki tane izdüşüm denge denklemi yazılarak çözülür.

+ Kesim yöntemi (Ritter):Bu yöntemin öncekinden farkı , kafes kirişte bütün çubuk kuvvetleri yerine bazı çubuk kuvvetlerinin yalnız istenen çubukları kesen bir kesim yardımıyla hesaplanmasıdır.

ÇTS-1 Taşıyıcı Sistemler Ders Notları

 

Taşıyıcı Sistem : Mimarlık ve mühendislikte yapıyı ayakta tutan ve yüklerin büyük kısmını aktaran taşıyıcı elemanlardan oluşan bütüne  denir.

Masif Yapılar : Mukavemet ve stabilite özellikleri, yapı tam rijit olmadığı halde büyük kütlesi aracılığıyla elde edilmektedir.Piramitler , barajlar , dalgakıranlar. ...

Çerçeve Yapılar : Taşıyıcı sistem , birbiriyle bireştirilmiş taşıyıcı elemanlardan oluşmaktadır.

Yüzeysel Yapılar : Taşıyıcı sistem ve örtü olarak 2 kat işlevi olduğu ve özellikle 3 boyutlu biçimlerde çok kararlı ve güçlü oldukları için çok etkili taşıyıcı sistemlerdir.

Geleneksel Taşıyıcı sistemler : Taş, ahşap ve tuğlanında kullanımıyla eski devir mimarilerinde oluşan masif kolon-kiriş sistemlerdir.Kemerler , tonozlar ve kubbeler kullanılmıştır

Çağdaş Taşıyıcı sistemler : Endüstriyel bir işleme süreci ile elde edilen çimento,beton ,yapısal çelik , alüminyum, plastik vb. çağdaş yapı malzemeleri kullanılarak oluşturulan taşıyıcı sistemlerdir.

Esnek yapılar : Kablolar gibi yükleme koşulları değiştikçe şekil değiştiren yapılardır.

Rijit çerçeve : Rijit düğüm noktalarının çubuklardaki eğilme etki aktarabilecek kapasitedeki sistemlerdir.

Kemeler : En kesit ölçüleri uzunluklarına oranla küçük olan eğri eksenli taşıyıcı sistemlerdir.

Plaklar : Uzunluk ve genişliklerine oranla kalınlıkları küçük olan düzlem yapı elemanlarıdır.

Kaset döşeme : Her 2 doğrultuda da taşıyıcı dişlerin bulunduğu döşemelerdir.

Katlanmış Plak : Normal plakların katlanmış olarak birbirine mesnetlenmesiyle elde edilen yüzeysel taşıyıcı sistemlerdir.

Izgara sistemler: Yüklerin 2 doğrultudaki kirişlerle dağıtıldığı düzlemsel taşıyıcı sistemlerdir.Dik açılı , diyagonal , ara kirişli , üç doğrultulu , daire ızgara...

Kabuklar : Aynı yönde tek eğrilikli veya çift eğrilikli olan yüzeysel taşıyıcı sistemlerdir.

Kabuklar biçimlerine göre : Sinklastik , Geliştirilebilir biçimler , öteleme yüzeyleri ,regle yüzeyler , Serbest biçimli kabuklar...

Kabuklar eğriliklerine göre : Tek-çift eğrilikli ve serbest biçimli kabuklar.

Silindirik kabuklar (tonoz kabuklar) : Tek eğrilikli olan bu kabuklar , bir doğrultuda eğri ve öteki doğrultuda doğru parçası elemanlarla oluşturulurlar.

Küresel kabuklar : Bir çemberin aynı düzlemde ve çember merkezinden geçen bir eksen etrafında dönmesiyle oluşturulan eğrilikleri aynı yönde, çift eğrilikli dönel yüzeylerdir(kubbe).

Hiperbolik Parabolit Kabuklar : Bir doğrunun 2 ucu birbirine paralel olmayan ve tek düzlem içinde bulunmayan 2 doğru üzerinde kaydırılmasıyla oluşur.

Konoid kabuklar : Eğrilikleri aynı ve aksi yönde olan çift eğrilikli yüzeysel taşıyıcı sistemlerdir.

Hiperbolid Kabuklar : Bir düzlem içindeki bir E hiperbol eğrisinin bir A simetri ekseni etrafında döndürülmesiyle oluşur.

Manastır Tonozu : Mimarlıkta , 4 tane kenar parçası birleştirilerek elde edilen ve küresel kubbeye benzeyen taşıyıcı sisteme denir.

Haçvari Tonozu : Mimarlıkta , 4 tane tepe parçası birleştirilerek elde edilen taşıyıcı sistemlerdir.





Kabukların Özellikleri : Kabuklar ince , tek veya çift eğrilikli yüzeysel taşıyıcı elemanlardır.Kabukların yük taşıma kapasiteleri, biçimleriyle de bağlantılıdır.
Çift eğrilikli yüzeyler arasında hiperbolik poliüretan uygulamada büyük önem kazanmıştır.Bütün kubbeler , kemerler gibi uçlarında itki kuvvetleri oluştururlar.

Lamine Ahşap Yapılar : Tutkalla yapıştırılmış ahşap tabakalardan oluşan elemanların kullanılmasıyla elde edilen yapılardır.

Çekme Gerilmeli Yapılar : Asma sistemler , çadır sistemler ve şişirme sistemleri kapsar.Çekmeye çalışan taşıyıcı sistemler olarak da adlandırılmaktadır.

Çadır Sistemler : Bir basınç kemeri yada direği ile mesnetlenmiş ince tabanlı ve yalnız çekmeye çalışan bir yüzeysel membrandır.

Şişirme Sistemler : Hava basınçlı membranlar olarak yükleri taşırlar.




Uzay Kafes Sistemler : Doğru eksenli çubuklar ile bunların birleştikleri mafsallı düğüm noktalarından oluşan 3 boyutlu taşıyıcı sistemlerdir.

Uzay kafes sistemlerin üstünlükleri : Her 2 yönde de yük aktaran yapılardır.Prefabrikasyona uygun yapılardır.Sökülüp yeniden kurulabilirler.

Uzay kafes yapım sistemleri : Mero + Oktoplatte + sdc + tridimatek + unistrut + space-deck +triodetik sistemi .... Uzay kafes sistemlerin mesnetlendirilmesi kaset ızgaralarınkine benzer şekilde yapılır.




27 Şubat 2021 Cumartesi

Betonarme yapı çeşitleri

Betonarme yapı çeşitleri


Betonarme yapılar 19. yüzyılda gerçek bir atılım haline geldi. Şimdi neredeyse tüm inşaat projeleri onların yardımı ile inşa ediliyor. Şu anda dünyada her gün yaklaşık iki milyar metreküp beton ürünü üretiliyor. Onlarsız, ofislerin, yüksek binaların ve endüstriyel binaların inşası imkansızdır. Betonarme yapılar, değişen karmaşıklık derecelerine sahip evler inşa etmek için hızlı ve minimum finansal maliyetlerle yapmanızı sağlar. Özünde, betonarme betonarme bir harçtır..

Yapı Sınıfları Nelerdir

 


YAPI NEDİR

İnsanların, hayvanları ve bitkilerin ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli yapı malzemeleri ile inşaa edilen tesislere yapı denir. Yapılar içerisindekileri olumsuz doğa koşullarından koruyan, tasarım ile birlikte bir çok yapı malzemesinin bir araya gelerek oluşturduğu bir bütündür.

Yapılarda belirli bir standart olmalıdır, bu standartlar insanların yaşadıkları ortamda konfor ve huzurlu yaşayabilmesi için asgari şartların sağlanmasıdır. Yapılar emniyetli, ekonomik, estetik ve fonksiyonel olmalıdır.

YAPI SINIFLARI NELERDİR. 

Yapılar birçok özelliklerine göre değişik şekillerde sınıflandırılabilir. 

İNŞAA MAKSATINA GÖRE YAPI SINIFLARI

Konaklama yapıları (otel vb.)

Sağlık Yapıları (hastane vb.)

Dini yapılar (Cami vb.)

Ticaret yapıları (iş merkesi vb.)

Sosyal yapılar (tiyato, sinema vb.)

Ulaştırma yapıları (yol, köprü vb.)

Su yapıları (baraj vb.)

Spor yapıları (stadyum vb.)

Eğitim yapıları (okul vb.)

Anıtlar 

Konutlar (ev, apartman vb.)

Endüstri yapıları (fabrika vb.)

TAŞIYICI ELEMANLARINA GÖRE YAPI SINIFLARI

Yapının kaba inşaatına oluşturan ve yük taşıyan elemanların, yapılış ve üzerine gelen yükleri taşıyış şekillerine göre sınıflandırılmasıdır.

Yığma (masif) Yapılar : Binalardaki döşeme ve çatı gibi yatay taşıyıcı sistem yükleri, iç ve dış duvarlar tarafından taşınarak temele nakledilecek şekilde yapılan yapılardır. Bu tür yapılarda yükün tamamını duvar taşıdığı için, yapının bazı bölgelerindeki duvarların değiştirilmesi veya iptal edilmesi tehlikeli ve zordur. Ahşap yığma ve kagir yığma olarak ikiye ayrılırlar.

Karkas İskeletli Yapılar : Bu yapılarda yükü taşıma ve aktarma işlemi şu sıraya göre oluşturulmalıdır. Döşeme ve çatı kendi ağırlıklarını ve üzerlerine gelen yükleri yatay taşıyıcı elemanlar olan kirişlere iletirler. Daha sonra bu kirişler bu yükleri, üzerine oturdukları düşey taşıyıcı elemanlara  yani kolonlara iletirler. Kolonlarda bu yükleri temele iletirler. Yapıdaki bu sistem sayesinde kolonlar arasında boşluklar oluşur. Bu boşlukları kapatmak ve yapıyı bölmelere ayırmak için tuğla veya gaz beton bloklarından duvar örülür. Yapının bir kısmı karkas, bir kısmı da  ahşap yapılabillir. Bu tür yapılara karma yapı, veya yarı karkas, yarı yığma yapı denir.

Ahşap İskeletli Yapılar : Ahşap iskeletli yapılar; yatay ve düşey  taşıyıcı elemanları ağaçtan yapılan bir yapı türüdür. Tarihi evler vb.

Betonarme İskeletli Yapılar : Yatay ve düşey taşıyıcı sistemi betonarme yapı elemanlarından oluşan yapı türüdür. Ülkemizde en çok kullanılan yağı türüdür.

Çelik İskeletli Yapılar : Yatay ve düşey taşıyıcı elemanları çelikten yapılan yapılardır. Bu elemanlar çeşitli cins ve ebatlardaki, profil ve levhalardan; kaynak, cıvata ve perçin gibi birleştirme yöntemlerinden yararlanılarak oluşturulurlar. 

Prefabrike Yapılar : Binanın taşıyıcı sistemini oluşturan yapı elemanları, inşaa mahalinde birleştirilebilecek şekilde önceden hazırlanan yapı türüdür. Hafif ve ağır prefabrike olmak üzere ikiye ayrılırlar.

SÜREKLİLİĞİNE GÖRE YAPI SINIFLARI

Yapı kullanım amacına hizmet edecek şekilde planlanırken, kullanım süresine göre geçici ve kalıcı olmak üzere iki kısma ayrılır.

Geçici Yapılar : Kısa ve geçici bir süre kullanılmak ve ihtiyaçlara cevap vermek üzere, başkasının ya da bizzat sahibinin toprağı üzerine yapılan şantiye binası, kulübe, vb. hafif yapılardır.

Kalıcı Yapılar : Süresiz kullanılmak veya uzun bir süre kullanılması ve belirli ihtiyaçlara cevap vermesi için yapılan yapılardır. Tapu siciline kayıtlıdırlar.

BULUNDUKLARI YERE GÖRE YAPI SINIFLARI

Yapılar tamamen büyük bir kısmı yer yüzeyinin altında veya üzerinde inşaa ediliş durumuna göre ikiye ayrılırlar

Alt Yapılar : Yol, su, kanalizasyon, köprü vb. ile zemin seviyesinin altında kalan yapılara denir.

Üst Yapılar : Zemin seviyesinin üstünde yapılan tüm yapılardır.

MÜLKİYETİNE GÖRE YAPI SINIFLARI

Resmi Yapılar : Devletin kamu ve kuruluşlarına yapmış veya yaptırmış olduğu yapılardır.

Vakıf Yapıları : Toplum hizmetlerinin devamlı olarak yürütülebilmesi için şahıs veya kurumlar tarafından yardım ve bağış olarak bırakılan mülk veya kapitalleri işletilen resmi nitelik taşıyan kuruluşlara vakıf denir. Vakıflar tarafından inşaa edilen  veya mülkiyetleri vakıflara devredilen yapılara vakıf yapıları denir.

Özel Yapılar : Şahıs veya işletmeler tarafından inşaa ettirilen veya çeşitli amaçlarla kullanılan yapılardır. 

İNŞAA EVRELERİNE GÖRE YAPI SINIFLARI

Kaba Yapı : Temel, duvar, kolon, kiriş, döşeme vb. işleri kapsayan iş grubuna kaba yapı denir.

İnce Yapı : Bir yapıda kaba yapıdan sonra gelen ve sıva, boya, badana, yalıtım, temiz ve pis su tesisatı vb. işleri kapsayan ve kaba yapıyı örten uygulamalara ince yapı denir. 

kaynak : https://www.gninsaat.com.tr/yapi-nedir-siniflari-nelerdir

Bina ve Yapı Çeşitleri

 Tapu kayıtlarında ve diğer resmi belgelerde binaların çeşitlerine ilişkin bilgiler yer alır. Binalar yapıldıkları malzemeye göre de çeşitlere ayrılır.

Yapıldıkları malzemeye göre bina çeşitlerini kerpiç, ahşap, yarı kagir, kagir, betonarme ve çelik olarak sıralayabiliriz.

Kerpiç Bina:

Kerpiç, duvar örmek için kullanılmak üzere kalıplara dökülen ve kurutulan balçıktır. Bu balçığın içine saman çöpleri de karıştırılır. Daha çok köy evlerinin yapımında kullanılan kerpiç, oldukça ucuz bir ev yapım malzemesidir. Kışın sıcak yazın serin tutar.



Ahşap Bina:

Adından da anlaşıldığı gibi ahşap evlerin ana malzemesi ağaçtır. Bu evlerde kullanılan ağaçların seçiminde ömrünü tamamlamış olmasına dikkat edilir. Ancak ahşap ev yapımında kullanılacak ağacın çatlak olmaması gerekir. Ahşap binalar sağlam ve dayanıklı olur. İzolasyon olarak da ahşap iyi bir malzemedir. Hımış yapı ise ağaç malzemenin arasına kerpiç doldurulmasıyla yapılan binadır.

Yarı Kagir Bina:

Yarı kagir bina, yarım yığma bina olarak da anılır. Binanın yapımında kagir ve ahşap ya da çelik malzeme birlikte kullanılır. Bu tip yapıların dış taşıyıcı duvar ve destek duvar kalınlığı büyük önem taşır.

Kagir Bina:

Taşıyıcı duvarları taş, tuğla ve beton gibi malzemelerle yapılmış yapı türüdür.

Betonarme Bina:

Günümüzde en çok kullanılan yapı türüdür. Betonarme, beton ve çeliğin birlikte kullanılmasıyla elde edilen yapı malzemesidir. Betonarme yapıda, beton çeliğin, çelik ise betonun zayıflıklarını giderir. Yangına ve korozyona karşı zayıf olan çelik, beton örtü ile korunur, çekme dayanımı ve sünekliği yetersiz olan beton ise çelikle dayanımı yüksek bir yapıya dönüşür.

Çelik Bina:

Yapı elemanlarının taşıyıcı nitelikte olduğu (duvar, döşeme) ve galvanize çelikten soğuk şekillendirme yöntemi ile üretildiği bir yapı türüdür.

Strüktür sistemleri nelerdir?

 

Strüktür sistemleri nelerdir?
Strüktür ( İç Yapı )
Eş formların ya da birbirleriyle sık bağlantılı, benzer formların iki ya da üç boyut üzerinde tekrarlanmasından strüktür doğar. Başka bir deyişle strüktür, birimlerin bir araya gelmesiyle oluşan sistemler bütünüdür. Herhangi bir objenin iç yapısal dokusu anlamındadır.


https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/139883/mod_resource/content/1/4.%20hafta-d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Ft%C3%BCr%C3%BCld%C3%BC.pdf#:~:text=Str%C3%BCkt%C3%BCr%20(%20%C4%B0%C3%A7%20Yap%C4%B1%20),objenin%20i%C3%A7%20yap%C4%B1sal%20dokusu%20anlam%C4%B1ndad%C4%B1r.


Deprem Yükü nedir?

 

Deprem yükü, yapının oturduğu yerin ani hareketi sonucunda yapıya değişen aralıklarla ve değişen büyüklüklerde etki eden dinamik etkilerdir.Depremler , yer içinde fay olarak adlandırılan kırıklar üzerinde biriken biçim değiştirme enerjisinin aniden boşalması sonucunda meydana gelen yer değiştirme hareketi olup karmaşık elastik dalga hareketleridir.Bu yer değiştirme miktarı depremin büyüklüğü ile doğru orantılı olup özellikle sığ depremlerde belli bir büyüklükten sonra faylanma ile ilgili kırıklar yeryüzünde de görülmektedir.Yapının ömrü boyunca inşa edildiği bölgede oluşabileceği tahmin edilen en şiddetli deprem büyüklüklerini hesaba katmak zorundadır.

Mantua Kağıt Fabrikası İtalya

 


Mühendis : Pier Luigi Nevri 
Yapım Yeri : Mantua , İtalya
Yapım Tarihi : 1961-1962

Mantua kenti dışında 80000m2 lik bir alan üzerine inşa edilmiştir.250 m uzunluk ve 30 m derinliğe sahip olan bu dikdörtgen alanın örtülmesinde, arada kolon istenmemişti.P.L.Nervi ' nin çözümü bir asma köprüyü andıran ve 50 m yüksekliğinde , ayakta duran bir insana benzeyen 4 adet betonarme pilona asılan ana kablolarla çelik çerçeveleri taşımak doğrultusunda olmuştur.Karşılıklı iki pilon, üst ve ortalarından betonarme kirişlerle birleşmiştir.

Çatı düzleminde 10'ar metre aralıklarla 4 adet çelik çerçeve kullanılmıştır.Çelik çerçeveler, birbirlerine köşegen elemanlarla birleştirilmiştir.Geçilen kritik açıklık, dikdörtgenin uzun aksında 163 m'dir.Ancak pilonlardan sonra her iki tarafa 43m'lik bir konsol çıkılmıştır.

Pilonlar kısmen hazır, kısmen yerinde üretim yöntemiyle üretilmiştir. 7 cm kalınlıktaki içi boş hazır beton bloklar, pilonların kalıbıgörevini görmüş,içine donatı yerleştirildikten sonra , yerinde döküm betonla doldurulmuştur.


 Kaynak:Prof. Dr. Çetin Türkçü-Çağdaş Taşıyıcı Sistemler -2.Baskı 2009




Mimarlık ve Müzik Üzerine


Sessizliğin olduğu yerde sesin, boşluğun olduğu yerde mekanın kıymeti bilinir.,

Hep dinlemeye alışık olduğum bir şarkının; arkada çalınan ama bulunduğunun farkına varmadığım bir enstrümantal “solo” müziğini duyunca, şunları düşünmeye başladım: Her bir dinletinin -çalındığı zaman- egemen bir enstrümanı vardır. Biz de onu dinlerken kulağımıza en çok o enstrümanın sesi geliyor ve arka plandaki yardımda bulunan diğer enstrümanlar ise yok sayılıyor. Gel gelelim bu egemen çalgıyı alıp tek çalalım, ne oluyor? Bu sefer söz konusu çalgımızın sihirli etkisi kayba uğruyor. Bunun aynısı, mimarlık için de geçerlidir.

Soyut sanat biçimleri; ritim, oran ve harmoniye dayanır. Bundan hareketle; mimarlık ile müziğin de aynı sanatsal özellikleri paylaştığını görmemiz mümkündür.[1] Rönesans mimarı Leon Pasta’ya göre, göze hitap eden her değer (özellik) aynı zamanda kulağa hitap etmektedir. Müzikte ritim, bir bestede tekrar çalınan bir ses veya ezgi bütünüdür. Mimarlıkta ise, bir yapıdaki katılar arasında eleman, boşluk, aralık ve formların tekrarlanmasından bize aynı ritim açıkça görünebilmektedir. Müzikal örüntü de bize ses çeşitliği ve birçok enstrümanın çalınmasından kaynaklanan melodiyi göstermektedir. Mimarlıkta da bu melodi çeşit çeşit maddenin birbirine karışmasının ürünüdür.[2]

Müzikte harmoni, üretilen ses dengesi, dağıtımı ya da iç parçaların birbirine uyumlu gitmesinden ibarettir. Parçalar arasındaki ilişkiyi gösteren oran müzikte notalar veya dönemler arasındaki mesafeleri de gösterir. Müziğin hareketli özelliğini gösteren dinamiktir. O da bir binanın ya da kütlenin cephesinde görünen bölümdür.

Sessizliğin olduğu yerde sesin, boşluğun olduğu yerde mekanın kıymeti bilinir. Spor sahası veya ruh sağlığımızı besleyebilen açık hava alanı olmayan bir sürü kocaman bina ve sitelerde yaşamayı düşünmek bile zor. Müzikte de aynı durum geçerlidir. Çünkü müzik yaparken verdiğimiz birkaç saniyelik aralar bile dinleyiciye daha etkili ve bazen de müziğin kesintisiz devamından daha hoş geliyor.

Aslında, kulak ile boşluk arasındaki ilişki düşündüğümüzden fazla derindir. Steven Holl’un deyişiyle, her birimiz metruk bir harabenin kapkaranlığında su damlalarının yaptığı sesi duyunca; kulağın, karanlığın yarattığı boşluktan ses çıkaracak kadar son derece muktedir ve olağanüstü olduğuna şaşıracaktır. Kulak vasıtasıyla çizilen bu ses alanı, aklımızda belli bir şekil alarak kalıyor. Dolayısıyla; karanlıkta görebilen bir tek yarasa değildir.[2]

Antik Mısır tapınaklarında firavunların sessizliğini hayal edebildiğiniz gibi, kûtî katedrallerin sessizliği içinde bitmiş bir kûtî ilahinin sesini duyup Partenon duvarlarında da Roman bir ayağın yere vuruşuyla adım sesi işitebilirsiniz. Mimarlıkta sessizlik hassas bir konudur. Şöyle ki, sessizliği iyice algılayıp anımsamak tüm dış gürültüyü susturmaya sevk eden mimari bir deneyimdir ve güçlüdür. Çünkü o kendi varlığımıza dikkat çekiyor. Yani, sanatın her alanında olduğu gibi bize temel birliğimizi hissettiren sessizliktir. [2]

Mimarlık bir anlık olsun çıkıp giden eşzamanlı bir olgu değildir. O, utangaç bakire gibidir, her şeyini aynı anda doğrudan açığa çıkarmadığı kadar; yavaş yavaş açıklanacak, yaşanacak bir tecrübedir. Zaman ve boşluk alanları ortak bir takım sanat eserlerinden oluşur. Tıpkı müzikte olduğu gibi, o ki zaman içinde bir gösterme aracıdır. Mimarlığın da müzik gibi eğlendirici bir sürpriz yanı vardır. O an şarkı mırıldatacak kadar kendini sana beğendirebilir. Şöyle ki, dışardan bir yapının mimarisini beğenmekten ziyade o yapının içi daha cazip ve beğenilir hale gelebilir.

Ben şahsen ilk defa duyduğum ve bestesinde sonradan çalınacak müziği öngöremediğim şarkıları daha çok severim. Bu müzik ile mimarlık -sessizlikten sonra olanlar- nitelenmesi olmayan her şeyin nitelemesine daha yakın durmaktadır.

Kaynak : https://www.arkitera.com/gorus/mimarlik-ve-muzik-uzerine/

Konu üzerine farklı bir yazı : MÜZİK VE MİMARLIK İLİŞKİSİNDE ETKİLEŞİMLİ BİR PARAMETRİK MODEL

https://avesis.yildiz.edu.tr/dosya?id=66b299fc-42fe-4a50-820d-1f2ac6a2206e

Batı Alman Pavyonu EXPO Montreal , 1967

EXPO  Montreal , 1967
Mimar : Gutbrod, Kendel
Danışman : Frei Otto
Statik: Leonhardt F.,Andra, W.

Yapıldığı yıllarda hafif yapıların en güzel örneklerinden birisi olarak kabul edilen bu pavyon,sekiz çelik pilon tarafından noktasal desteklenen bir membran sistem - kablo ağı kombinasyonudur.Kablo takviyeli membran sistem olarak adlandırılabilir.Örtülen alan 8000 m2 dolayındadır.Ana pilonla  diğer pilonlar arasındaki en büyük açıklık   ≈ 55 m , en uzun pilon 38 m yüksekliktedir.Pilonların mesnet bağlantıları mafsallıdır.


Membran örtü , 0.8 mm kalınlığında polyester kökenli trevira bezinden imal edilmiş ve her iki yüzü çok ince bir PVC tabakası ile kaplanmıştır.Örtü , zemin üzerinde düz olarak hazırlanıp sonradan gerilmiştir.Membran örtü%50 dolayında ışık geçirgenliğine sahiptir.
Esas taşıma işlevini yüklenen , taşıyıcı ve stabilite kablolarından oluşan 2 yönlü kablo ağı ; membran örtünün 30 cm üzerinde yer almakta ve bu örtüye  gelen rüzgar ve kar yüklerini de taşımaktadır.Kablo ağı pilonlar ve kenar kabloları yardımıyla öngerilmiştir.Çadır, 34 noktadan zemine ankre edilmiştir.Statik hesaplama için sistemin 1/100-1/25 ölçekli maketleri yapılıp model statiği yönteminden yararlanılmıştır.Bu maketler aynı zamanda, membran örtünün geometrisini hesaplamada ve bezlerin kesimini belirlemekte kullanılmıştır.Bina daha sonraki yıllarda sökülmüştür.





 Kaynak:Prof. Dr. Çetin Türkçü-Çağdaş Taşıyıcı Sistemler -2.Baskı 2009

Orvieto Hangar Binası

 

Mimar : Pier Luigi Nervi 

Yapım yılı : 1936

Yer : Orvieto , İtalya

40m ' ye 100m' lik dikdörtgen bir alanı kaplayan betonarme hangar binası , 3 ana kemer biçimli kaburga ,bu kaburgaların oturduğu 6 payanda ve kemerler arasına diyagonal olarak yerleştirilen kafes kirişlerden  oluşmuştur.1936 ' da tamamlanmış ve 2. Dünya savaşı zamanında yıkılmıştır.Kaburga ve payandalar yerinde döküm betonarme elemanlardır.Yapım esnasında üçgen biçimli olan payandalar daha sonra betonla kaplanarak tek parça izlenimi yaratılmıştır.

Önyapım kafes kirişler (h=0.91 m , L = 3.04m) de aynı şekilde sonradan betonlanmıştır.Bir bakıma kafes kirişler ana donatı görevini üstlenmektedir.Sürekli elemanlardan oluşan bir bina olarak görünmesine rağmen , daha çok üzeri beton ile kaplanan bir kafes kiriş tonoz olmaktadır.Birleşim yerleri önce kaynaklanarak birbirine tutturulmuş ve daha sonra üzerleri betonlanmıştır.



Kaynak:Prof. Dr. Çetin Türkçü-Çağdaş Taşıyıcı Sistemler -2.Baskı 2009

Bahai House of Worship

 


Yapım yılı : 1986
Mimar : Fariburz Sahba
Mühendislik: Flint & Neill Partnership
Yeri :Delhi,Hindistan

Betonarme kabuk sisteminin son 20 yıllık örneklerinden biri olarak Hindistan 'da Bahai inancının bir mabedi olarak inşa edilmiştir.Bahailik Bahaullah adlı birinin peygamberliğini ve öğretilerini kabullenen tek tanrılı bir inançtır.
Mabet kabuğunun görünüşü Sydney Opera binasının dış görünüşünü anımsatmaktadır.Burada da küresel bir geometriden kesilen ve farklı boyutlara sahip olan dilimler(üç farklı düzlemde dokuzar adet olmak üzere toplam 27 dilim) merkezi bir alanı oluşturacak biçimde bir araya getirilmiştir.Tasarımda bir nilüfer çiçeğinden esinlenildiği söylenmektedir.Bu nedenle Nilüfer Mabedi(Lotus Temple)olarak da anılmaktadır.Plan 9 kenarlı bir çokgendir.2500 kişi 9 kapıdan salona girebilmektedir.Kabuk dıştan mermer plaklarla kaplanmıştır.
Kabuğun plandaki çapı 70m olup yüksekliği 35m dir.

Kaynak:Prof. Dr. Çetin Türkçü-Çağdaş Taşıyıcı Sistemler -2.Baskı 2009

4 Aralık 2020 Cuma

İnsan faaliyetlerinin iklim değişikliğine etkisi var mı?

 


En az COVID-19 salgını kadar önemli konulardan biri de iklim değişikliği. Hijyenin kritik önemde olduğu pandemi ortamında el yıkayacak su bulunmayan kurak ülkeler var. Peki iklim değişikliğine insan katkısı var mı? Yanıtını birlikte arayalım.
Hale Aydoğmuş
Hale Aydoğmuş

[Grafik: TRT Haber / Şeyma Özkaynak]

 

İklim değişikliği etkilerini her geçen dakika hissettirmeye devam ediyor. Birleşmiş Milletlere (BM) göre 2020, tarihin kaydedilen en sıcak 3'üncü yılı olabilir ve dünya, 2024'e kadar iklim değişikliğinde dönüm noktasına ulaşabilir.


Dünyanın bir tarafında kuraklık hakimken bir yanında aşırı yağış rekorları kırılıyor. Örneğin, Asya ülkesi Filipinler’de 2010’lu yıllarda 100’e yakın tropikal fırtına oldu, aynı dönem için fırtına ölümlerinin sayısı 12 binin üstünde.

Türkiye de bu sorundan muaf değil. Yağışlar azalıyor, suyu verimli kullanmak hayati önem taşıyor.

Peki küresel ısınmanın yol açtığı iklim değişikliğinde insan faaliyetlerinin etkisi var mı?

Bu sorunun yanıtı, uzman raporlarına da dayanılarak, kuşkusuz evet.

İnsanlar da bunun yani kendilerinin farkında.

Dünyaca ünlü araştırma şirketi Ipsos, nisan tarihli Dünya Günü 2020 raporunda “Dünya iklim değişikliği ve COVID-19'a nasıl bakıyor?” sorusuna yanıt aramıştı.

Öncelikle şunu söyleyelim; bu rapora göre dünyadaki 10 kişiden 7’si, iklim değişikliğini COVID-19 kadar ciddi bir kriz olarak görüyor. 

İnsan faaliyetlerinin iklim değişikliğine katkısına dönülecek olursa...

 

Grafik: TRT Haber / Şeyma Özkaynak

 

 

Ipsos soruyu şubat-mart aylarında, 29 ülkede ve çevrim içi ortamda 16-74 yaş arası 20 bin 590 kişiyle yaptığı ankette yöneltti.

Dünya genelinde buna kesinlikle katılanların ya da katılanların oranı yüzde 77.

Güney Kore, insan faaliyetlerinin iklim değişikliği üzerinde etkisi olduğuna inanan yüksek bir nüfusa sahip. Yüzde 86’lık bir oran söz konusu.

Bu sonuç, yüzde 91'in açıklamaya katıldığı Macaristan'dan sonraki en yükseği.

Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan daha az kişi bu inancı paylaşıyor. ABD'de ankete katılanların yaklaşık 3’te 2’si insan faaliyetinin iklim değişikliğinin temel itici gücü olduğuna inanıyor.

Rusya ve Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'nin altında yer alıyor. Japonya’daki katılımcıların yalnızca yarısı insanların iklim değişikliğine katkıda bulunduğunu kabul ediyor. Yüzde 30'u da bu soruda tarafsız kalmayı seçti.

Türkiye için ise oran yüzde 77.


KAYNAK : https://www.trthaber.com/haber/dunya/insan-faaliyetlerinin-iklim-degisikligine-etkisi-var-mi-536076.html

 

İş Güvenliği Uzmanı Belgesinin Sınıfları Nelerdir?

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARININ ÇALIŞMA SÜRELERİ NE KADARDIR?

• 10’dan az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde çalışan başına yılda en az 60 dakika.
• Az tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 10 dakika.
• Tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 20 dakika.
• Çok tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 40 dakika.
• Az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde her 1000 çalışan için tam gün çalışacak en az bir iş güvenliği uzmanı görevlendirilir. Çalışan sayısının 1000 sayısının tam katlarından fazla olması durumunda geriye kalan çalışan sayısı göz önünde bulundurularak birinci fıkrada belirtilen kriterlere uygun yeteri kadar iş güvenliği uzmanı ek olarak görevlendirilir.
• Tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde 500 çalışan için tam gün çalışacak en az bir iş güvenliği uzmanı görevlendirilir. Çalışan sayısının 500 sayısının tam katlarından fazla olması durumunda geriye kalan çalışan sayısı göz önünde bulundurularak birinci fıkrada belirtilen kriterlere uygun yeteri kadar iş güvenliği uzmanı ek olarak görevlendirilir.
• Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde her 250 çalışan için tam gün çalışacak en az bir iş güvenliği uzmanı görevlendirilir. Çalışan sayısının 250 sayısının tam katlarından fazla olması durumunda geriye kalan çalışan sayısı göz önünde bulundurularak birinci fıkrada belirtilen kriterlere uygun yeteri kadar iş güvenliği uzmanı ek olarak görevlendirilir.
• İş güvenliği uzmanları sözleşmede belirtilen süre kadar işyerinde hizmet sunar. Birden fazla işyeri ile kısmi süreli iş sözleşmesi yapıldığı takdirde bu işyerleri arasında yolda geçen süreler haftalık kanuni çalışma süresinden düşülür.


İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARI NE TÜR İŞYERLERİNDE GÖREVLENDİRİLİRLER?

• (A) sınıfı belgeye sahip olanlar; bütün tehlike sınıflarında yer alan iş yerlerinde;
• (B) sınıfı belgeye sahip olanlar; tehlikeli veya az tehlikeli sınıflarda yer alan iş yerlerinde,
 (C) sınıfı belgeye sahip olanlar; sadece az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerlerinde görev yaparlar
Ancak, 1 Temmuz 2017 tarihine kadar C Sınıfı Uzmanlar, Tehlikeli sınıftaki işyerlerinde de, 1 Temmuz 2018 tarihine kadar B sınıfı Uzmanlar, Çok Tehlikeli Sınıftaki işyerlerinde de görev yapabilecektir.


İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARININ YÜKÜMLÜLÜKLERİ NELERDİR?

İş güvenliği uzmanının yükümlülükleri aşağıda belirtilmiştir:

(1) İş güvenliği uzmanları, görevlerini yaparken, işin normal akışını mümkün olduğu kadar aksatmamak ve verimli bir çalışma ortamının sağlanmasına katkıda bulunmak, işverenin ve işyerinin meslek sırları, ekonomik ve ticari durumları ile ilgili bilgileri gizli tutmakla yükümlüdürler.
(2) İş güvenliği uzmanları, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesindeki ihmallerinden dolayı, hizmet sundukları işverene karşı sorumludur.
(3) Çalışanın ölümü veya maluliyetiyle sonuçlanacak şekilde vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olan iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde ihmali tespit edilen iş güvenliği uzmanının yetki belgesinin geçerliliği altı ay süreyle askıya alınır. Bu konudaki ihmalin tespitinde kesinleşmiş yargı kararı, malullüğün belirlenmesinde ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 25 inci maddesindeki kriterler esas alınır.
(4) İş güvenliği uzmanı, görevlendirildiği işyerinde yapılan çalışmalara ilişkin tespit ve tavsiyeleri ile görevlerini yerine getirirken yapmış olduğu faaliyetler ile işyeri hekimi ile birlikte yapılan çalışmaları ve gerekli gördüğü diğer hususları onaylı deftere yazar.
 


İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARININ EĞİTİMLERİ NASIL OLACAKTIR ?

• Bakanlıkça belirlenecek eğitim programları teorik ve uygulamalı olmak üzere iki bölümden oluşur. Eğitim süreleri, teorik kısmı 180 saatten, uygulama kısmı 40 saatten ve toplamda 220 saatten az olamaz. Teorik eğitimin en fazla yarısı uzaktan eğitim ile verilebilir. Uygulamalı eğitimler ise; iş güvenliği uzmanı bulunan bir işyerinde yapılır.

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLIĞI EĞİTİMLERİNİ HANGİ KURUMLAR VEREBİLİR?

Eğitim kurumu: İş güvenliği uzmanlarının eğitimlerini vermek üzere, gerekli donanım ve personele sahip olan ve Bakanlıkça yetkilendirilen kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren şirketlerce kurulan ve işletilen müesseseleridir.

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLIĞI BELGELERİ KAÇ YILDA BİR VİZE ETTİRİLMELİDİR?

İş Güvenliği Uzmanları, belgelerini aldıkları tarihten itibaren 5 yıllık aralıklarla vize ücreti ödeyerek belgelerini vize ettirir.

YURT DIŞINDAN ALINAN BELGELERİN DURUMU NASIL OLACAKTIR?

Yurtdışından alınan iş güvenliği uzmanlığı veya eşdeğer belgeye sahip olan mühendis, mimar veya teknik elemanlardan;
• Sahip olduğu belge ile en az yedi yıl çalıştığını belgeleyenlerden (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılarak yapılacak (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olanlara (A) sınıfı,
• Sahip olduğu belge ile en az üç yıl çalıştığını belgeleyenlerden (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılarak yapılacak (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olanlara (B) sınıfı,
• Sahip olduğu belge ile müracaat ederek yapılacak (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olanlara (C) sınıfı

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARININ NİTELİKLERİ VE GÖREVLENDİRİLMELERİ NASILDIR?

• İşverence iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilecekler, bu Yönetmeliğe göre geçerli iş güvenliği uzmanı belgesine sahip olmak zorundadır.
• İş güvenliği uzmanlarından; (C) sınıfı belgeye sahip olanlar az tehlikeli sınıfta, (B) sınıfı belgeye sahip olanlar az tehlikeli ve tehlikeli sınıflarda, (A) sınıfı belgeye sahip olanlar ise bütün tehlike sınıflarında yer alan işyerlerinde çalışabilirler.
• Birden fazla iş güvenliği uzmanının görevlendirilmesinin gerektiği işyerlerinde, en az bir iş güvenliği uzmanının işyerinin tehlike sınıfına uygun belgeye sahip olması yeterlidir.

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARININ YETKİLERİ NELERDİR?

İş güvenliği uzmanının yetkileri aşağıda belirtilmiştir:
• İşverene yazılı olarak bildirilen iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirlerden hayati tehlike arz edenlerin, iş güvenliği uzmanı tarafından belirlenecek
makul bir süre içinde işveren tarafından yerine getirilmemesi hâlinde, bu hususu işyerinin bağlı bulunduğu çalışma ve iş kurumu il müdürlüğüne bildirmek.
• İşyerinde belirlediği hayati tehlikenin ciddi ve önlenemez olması ve bu hususun acil müdahale gerektirmesi halinde işin durdurulması için işverene başvurmak.
• Görevi gereği işyerinin bütün bölümlerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda inceleme ve araştırma yapmak, gerekli bilgi ve belgelere ulaşmak ve çalışanlarla görüşmek.
• Görevinin gerektirdiği konularda işverenin bilgisi dâhilinde ilgili kurum ve kuruluşlarla işyerinin iç düzenlemelerine uygun olarak işbirliği yapmak.
• Tam süreli iş sözleşmesi ile görevlendirilen iş güvenliği uzmanları, çalıştıkları işyeri ile ilgili mesleki gelişmelerini sağlamaya yönelik eğitim, seminer ve panel gibi
organizasyonlara katılma hakkına sahiptir. Bu gibi organizasyonlarda geçen sürelerden bir yıl içerisinde toplam beş iş günü kadarı çalışma süresinden sayılır ve bu süreler
sebebiyle iş güvenliği uzmanının ücretinden herhangi bir kesinti yapılamaz.


İŞ GÜVENLİĞİ UZMANININ GÖREVLERİ NELERDİR?

İş güvenliği uzmanları, aşağıda belirtilen görevleri yerine getirmekle yükümlüdür:

Rehberlik;
• İşyerinde yapılan çalışmalar ve yapılacak değişikliklerle ilgili olarak tasarım, makine ve diğer teçhizatın durumu, bakımı, seçimi ve kullanılan maddeler de dâhil olmak üzere
işin planlanması, organizasyonu ve uygulanması, kişisel koruyucu donanımların seçimi,temini, kullanımı, bakımı, muhafazası ve test edilmesi konularının, iş sağlığı ve güvenliği
mevzuatına ve genel iş güvenliği kurallarına uygun olarak sürdürülmesini sağlamak içinişverene önerilerde bulunmak.
• İş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirleri işverene yazılı olarak bildirmek.
• İşyerinde meydana gelen iş kazası ve meslek hastalıklarının nedenlerinin araştırılması ve tekrarlanmaması için alınacak önlemler konusunda çalışmalar yaparak işverene
önerilerde bulunmak.
• İşyerinde meydana gelen ancak ölüm ya da yaralanmaya neden olmayan, ancak çalışana, ekipmana veya işyerine zarar verme potansiyeli olan olayların nedenlerinin araştırılması konusunda çalışma yapmak ve işverene önerilerde bulunmak.

Risk değerlendirmesi;
• İş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapılmasıyla ilgili çalışmalara ve uygulanmasına katılmak, risk değerlendirmesi sonucunda alınması gereken sağlık ve
güvenlik önlemleri konusunda işverene önerilerde bulunmak ve takibini yapmak.

Çalışma ortamı gözetimi;
• Çalışma ortamının gözetiminin yapılması, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı gereği yapılması gereken periyodik bakım, kontrol ve ölçümleri planlamak ve uygulamalarını kontrol etmek.
• İşyerinde kaza, yangın veya patlamaların önlenmesi için yapılan çalışmalara katılmak, bu konuda işverene önerilerde bulunmak, uygulamaları takip etmek; doğal afet, kaza, yangın veya patlama gibi durumlar için acil durum planlarının hazırlanması çalışmalarına katılmak, bu konuyla ilgili periyodik eğitimlerin ve tatbikatların yapılmasını ve acil durum planı doğrultusunda hareket edilmesini izlemek ve kontrol etmek.

Eğitim, bilgilendirme ve kayıt;
• Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin ilgili mevzuata uygun olarak planlanması konusunda çalışma yaparak işverenin onayına sunmak ve uygulamalarını yapmak veya kontrol etmek.
• Çalışma ortamıyla ilgili iş sağlığı ve güvenliği çalışmaları ve çalışma ortamı gözetim sonuçlarının kaydedildiği yıllık değerlendirme raporunu işyeri hekimi ile işbirliği halinde EK-2’deki örneğine uygun olarak hazırlamak.
• Çalışanlara yönelik bilgilendirme faaliyetlerini düzenleyerek işverenin onayına sunmak ve uygulamasını kontrol etmek.
• Gerekli yerlerde kullanılmak amacıyla iş sağlığı ve güvenliği talimatları ile çalışma izin prosedürlerini hazırlayarak işverenin onayına sunmak ve uygulamasını kontrol etmek.

İlgili birimlerle işbirliği;
• İşyeri hekimiyle birlikte iş kazaları ve meslek hastalıklarıyla ilgili değerlendirme yapmak, tehlikeli olayın tekrarlanmaması için inceleme ve araştırma yaparak gerekli önleyici faaliyet planlarını hazırlamak ve uygulamaların takibini yapmak.
• Bir sonraki yılda gerçekleştirilecek iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili faaliyetlerin yer aldığı yıllık çalışma planını işyeri hekimiyle birlikte hazırlamak.
• Bulunması halinde üyesi olduğu iş sağlığı ve güvenliği kuruluyla işbirliği içinde çalışmak,
• Çalışan temsilcisi ve destek elemanlarının çalışmalarına destek sağlamak ve bu kişilerle işbirliği yapmak


A,B,C SINIFI İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLIĞI BELGESİ NEDİR?

(A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi şu kişilere verilir;
• (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesiyle en az dört yıl fiilen görev yaptığını iş güvenliği uzmanlığı sözleşmesi ile belgeleyen ve (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılarak yapılacak (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olan mühendis, mimar veya teknik elemanlara,
• 2) İş sağlığı ve güvenliği alanında en az beş yıl teftiş yapmış mühendis, mimar veya teknik eleman olan iş müfettişleri, en az beş yıl uzman olarak çalışmış Bakanlık iş sağlığı ve güvenliği uzmanları, iş sağlığı ve güvenliği veya iş güvenliği doktorası yapmış olan mühendis, mimar veya teknik elemanlar ile Genel Müdürlük ve bağlı birimlerinde mühendis, mimar veya teknik eleman olarak en az on yıl görev yapmış olanlardan (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı için yapılacak sınavda başarılı olanlara Bakanlıkça verilir.

(B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi şu kişilere verilir;
• (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesiyle en az üç yıl fiilen görev yaptığını iş güvenliği uzmanlığı sözleşmesi ile belgeleyen ve (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılarak yapılacak (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olan mühendis, mimar veya teknik elemanlara,
• İş sağlığı ve güvenliği veya iş güvenliği yüksek lisansı yapmış olan mühendis, mimar veya teknik elemanlardan (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olanlara verilir.

(C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi şu kişilere verilir;
• (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi; (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılarak yapılacak (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olan mühendis, mimar veya teknik elemanlara Bakanlıkça verilir.


HANGİ İŞYERLERİ İŞYERİ HEKİMİ VE İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI BULUNDURMAK ZORUNDADIR?

1) 50’den fazla işçi çalıştıran işyerleri için işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı çalıştırma yükümlülüğü 01.01.2013 tarihinde başlamış bulunmaktadır
2) 50'den az işçi çalıştıran az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri ve kamu kurumları için 01.07.2016,
3) 50'den az işçi çalıştıran tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri ise 01.01.2014 tarihinden sonra işyeri hekimi ve İş güvenliği uzmanı bulundurmak zorundadır.
İş güvenliği uzmanı bulundurulmaması halinde her ay için 5000 TL ceza uygulanacaktır.


İŞYERİ HEKİMİ VE İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI BULUNDURMA ZORUNLULUĞUM BAŞLAMADI, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İLE İLGİLİ YAPMAKLA MÜKELLEF OLDUĞUM İŞLER VAR MI?

6331 sayılı iş kanunu gereği, sgk’lı çalışanı bulunan tüm işverenlerin aşağıdaki konularda gerekli çalışmaları ilgili yönetmeliklere göre yapması ya da yaptırması mecburidir:
     1) Risk değerlendirmesi
     2) Çalışanların İş sağlığı ve Güvenliği eğitimleri
     3) Acil Durum Planı’nın hazırlanması, acil durum ekipleri kurulması ve acil durum eğitim, tatbikatlarının      yapılması   
     4) İş kazası ve meslek hastalıklarının kayıt ve bildiriminin yapılması,
     5) Kanunun 15’inci maddesi ile hükme bağlanan sağlık gözetiminin gerçekleştirilmesi,
     6) Kanunun 16’ıncı maddesi ile hükme bağlanan çalışanların bilgilendirilmesi
     7) Kanunun 18’inci maddesi ile hükme bağlanan çalışanların görüşlerinin alınması ve katılımlarının sağlanması
     8) Kanunun 20’nci maddesi ile hükme bağlanan çalışan temsilcilerinin belirlenmesi


KİMLER İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI OLABİLİR?

Mühendislik ve mimarlık fakültesi mezunları ile teknik elemanlar (Teknik öğretmen, fizikçi, kimyager ve biyolog unvanına sahip olanlar ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği programı mezunları) iş güvenliği uzmanı olabilirler.

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLIĞI EĞİTİMİNİ TAMAMLAYANLARIN SINAVLARI NASIL YAPILACAKTIR?

• Eğitim programlarını tamamlayan adayların sınavları Bakanlıkça yapılır .
• Girdiği ilk sınavda başarılı olamayan aday takip eden sınavlardan birine daha
katılabilir. Ancak iki sınavda da başarılı olamayanlar yeniden eğitim programına
katılmak zorundadırlar.
• Sınavlarda 100 puan üzerinden en az 70 puan alan adaylar başarılı sayılır, itirazlar
sınavı düzenleyen kurum tarafından sonuçlandırılır.
• Sınavda 100 soru sorulmakta olup, yanlış cevaplar doğru cevapları götürmemektedir.

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI NASIL OLUNUR?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Genel Müdürlüğü’nün yetkilendirdiği Eğitim Kurumları tarafından düzenlenen eğitim programına katılıp, Genel Müdürlükçe yapılacak olan sınavlarda başarılı olanlara İş Güvenliği Uzmanı belgesi verilir.


Orly Uçak Hangarı , Fransa

  Mühendis : Eugene Freyssinet Yapım yılı : 1916-1923  1923 yılında tamamlanan 85m açıklıkta , 300 m uzunlukta ve 56 m yükseklikteki bu bet...